İhanetler parayla mı?…
Bu topraklarda, makam, mevki, taht sevdası ve kavgası, güç, iktidar ve sonrasında gelen firavunlaşma ve nemrutlaşma…
Üç kıtada, adalet ve eşitlik timsali, dünya tarihinin en uzun imparatorluğu Osmanlı cihan devletinin sonlarına rastlayarak devam ede gelmiş cuntalar zinciri.
Kimi zaman cemal paşalar, kimi zaman Talat paşalar, kimi zaman Enver, kimi zaman ismet, kimi zaman Kenan, kimi zaman cunta, kimi zaman sağ sol, kimi zaman Kürt – Türk, kimi zaman alevi suni, kimi zaman kadın erkek ve neticede “gözün üstünde kaşın var.”
27 Mayıs 1960 ta cunta 12 Eylül 1980 de diğer cunta...!
Kim bunlar? Bu ülkenin nasıl sahibi olabiliyorlar?
İttihat ve terakkiden beri nerden ve kimlerden destek alıyorlar.
Cunta, Pkk, Mit ve diğer kolların ilişlileri ne boyuttaydı?
Şimdi ne durumda?
Çürükler, ihanet ve hıyanet kol kola girmiş bu ülke toprakları üzerinde hegemonyalarını sürdürüyorlar. Dezenfekte olmuş zihniyet temizlenmediği sürece bu denklem çözülemeyecek ve hakların kardeşliğine sıkılan kurşunların arkası gelmeyecek.
Kayıplar vermeye devam edecek bu topraklarda yaşayan halklar…
27 Mayıs’ta bu ülkede yaşanan Başbakan ve bakanların asılması dünya tarihinde tek olan kara bir leke olarak yazıldı tarihe…
Bu ülkede sağcısından solcusuna kadar herkesin, üzerinde mutabık olduğu bir şey varsa; o da kullandığımız 82 Anayasasının bir darbe anayasası olduğudur.
Gencecik insanların cansız bedenleri üzerine yapılandırılmış; kan, gözyaşı, ızdırap, işkence, yürek yangınları bugüne kadar milyonlarca kişiye gözyaşı döktürdü.
“Bir tane sağdan asıyorduk, bir tane soldan asıyorduk” zihniyeti başka senaryolarda devam ediyor.
Dersim, Maraş, Sivas, Taksim, Adnan Menderes, Turgut Özal, Eşref Bitlis, Bahtiyar Aydın, Gaffar Okan, Musa Anter, Gediktepe, Hantepe, 33 sivil asker, Muhsin Yazıcıoğlu, Uluder ve daha niceleri bu kökü dışarıda olan karanlık cuntaların devamı…
Bu ülkenin genci yaşlısı, kadını erkeği, bebeği kızı, suçsuz yere bedenleri toprağa düşürenler elbette bunun bedelini ödeyecek.
Türkiye o günlerle hesaplaşmak zorunda.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasaları, kan üzerine kuruldu bu güne kadar.
İşte fırsat… İşte Halep - İşte arşın.
Yeni anayasa ivedilikle toplumun ortak değerleri çerçevesinde oluşturulmalı ve gücünü anayasal yapıdan alan cunta zihniyeti ortadan kaldırılarak halkların eşitliği getirilmeli.
Ancak bu şekilde bu toprakların sözde sahiplenenlerin kolu kanadı, dış ve iç bağlantıları çökertilebilecektir.
|