Eğitim-Bir-Sen Kâhta Temsilciliği Kanun Hükmünde Kararname ile eşit işe eşit ücret konusunda yapılan ek ödeme düzenlemesinde öğretmenlerin ve öğretim görevlilerinin başka kurumda muadili (aynı işi yapan) yok gibi basit bir gerekçeyle yok sayılmasını kabul edilemez olarak değerlendirdi.
Eğitim-Bir-Sen Kâhta İlçe Başkanı İbrahim Halil Tünçmen konu ile ilgili yaptığı açıklamada; hükümetin şimdiye kadar memurların mali hakları ile ilgili yaptığı her düzenlemede öğretmenleri yok saydığını ifade etti. Hemen hemen her kurumdaki çalışanlar için farklı dönemlerde çeşitli iyileştirmeler yapıldı. Ama ne hikmetse bu düzenlemelerin hepsinde de öğretmenler ikinci sınıf çalışan veya üvey evlat sınıfına bile alınmamış, tamamen yok sayılmışlardır.
Öğretmenler Merhamet Değil Hakkını İstiyor
Türkiye’de öğretmen emeğinin karşılığını alamamaktadır. Ek ödeme oranlarında öğretmenin ve öğretim elemanının muadili diğer kurumlarda bulunmadığından eşitlenemediği ve olduğu gibi bırakıldığı ifade edilmektedir. Ben eğitimcilerin muadilinin kim olduğunu söyleyeyim. OECD verileri muadil olarak kabul edilmelidir. OECD ülkeleri ortalamasında bir sınıfa 21 öğrenci düşerken, Türkiye’de 42’nin altında değildir. OECD ortalamasında bir yılda eğitimcinin aldığı yıllık ücret 41.100 dolar iken, bizde ek ders dahil 15 yıllık bir öğretmenin eline geçen yıllık 14.725 dolardır. Bu da, iki katı öğrenciyi eğitirken, OECD ortalamasının üçte biri kadar ücret aldığımızı göstermektedir. Öyleyse merhamet değil, hakkımızı istiyoruz.
Maddi yetersizlikler dolayısıyla ek iş yapmaya mahkûm bırakılan, pazarlarda limon satıp işportacılık yapmaya mecbur bırakılan öğretmenlerin ve öğretim görevlilerinin son olarak yapılan eşit işe eşit ücret düzenlemesinde de yok sayılması eğitimcileri çileden çıkarmıştır.
Öğretmenler Günü Yaklaşıyor, Lafın Torbaya Girmeyeceği Bilinmelidir
Yaklaşan öğretmenler gününde sayın devlet yöneticilerinin yapacakları açıklamalarda, verecekleri mesajlarda “öğretmenlik dünyanın en kutsal mesleğidir, öğretmen dünyanın en değerli çalışanıdır” gibi sözleri şimdiden duyuyor gibiyiz. Öğretmenler gününde birkaç güzel ve duygusal sözle öğretmenlerin sırtını sıvazlayıp gaz vereceklerini zannedenler yanılmaktadırlar. Sayın yöneticilerimize bu tatlı sözlere karnımızın tok olduğunu, bu tür cicili bicili sözlerin bizi avutmayacağını şimdiden bildiriyoruz.
Ek ödeme oranlarında yapılan artışla genel müdür, genel müdür yardımcısı ve daire başkanı gibi üst kadrolarda görev yapanların ek ödeme oranlarında yapılan iyileştirme, öğretmenin toplam maaşının neredeyse yüzde 74’üne tekabül etmektedir. 9/1’indeki öğretmenin toplam maaşı 1530 iken, üst yöneticinin bırakın maaşını, sadece ek ödemesi 1132 TL olmuştur. Bu ortamda öğretmenlere kimse vatan millet edebiyatı yapmasın. 24 Kasım Öğretmenler Günü nutuklarını herkes şimdiden çöpe atsın. Öğretmenlere, ek ödemelerde gün göstermeyenler 24 Kasım’da gün hatırlatmasın. Herkesin torbasına ek ödeme ile iyileştirme düşerken, öğretmen ve öğretim elemanlarına ikinci sınıf muamelesi yapıp torbasına 24 Kasım’da konmak üzere laf aranmasın. Unutulmasın ki, laf torbaya girmeyecektir.
En Fazla Kaynak Eğitime Ayrılıyorsa Neden Hissetmiyoruz
Hükümet, Merkezi Yönetim Bütçesi’nden 2011 yılında yüzde 10.92’yi, yani 34.112.163.000 TL’sini eğitime ayırdığını açıklamıştır. Bunun GSYİH’da oranı yüzde 2.57’dir. Eğitime en çok kaynak ayrılıyor ama eğitimciler okulları ayakta tutmak için tabiri caizse dilencilik yapmaktan kendini kurtaramıyor. Okullarda bağış toplanmazsa temizlik hizmeti sağlanamıyor. Rutin giderler karşılanamıyor. Okulların bütçesi yok. Eğitim liderliği yapması gereken okul yöneticileri, okulu ayakta tutmak için tahsildarlık yapmaktan, bağış dilenmekten kendilerini kurtaramıyorlar. Asli görevleri olmadığı halde yaptıkları fedakârlıktan dolayı takdir beklerken bir de tahkir ediliyorlar. Eğitimci olmak hakikaten zor iş. Eğitimciler doğal olarak şu soruyu soruyorlar: Madem Genel Yönetim Bütçesi’nden en fazla payı eğitim alıyor, öyleyse bu neden okula ve eğitimciye yansımıyor. Yeni yapılan okulların önemli bir kısmını bağışçılar yapıyorsa, öğretmene maaş olarak reva görülen rakam da ortadaysa, en fazla kaynağında eğitime ayrıldığı söyleniyorsa, eğitimciler olarak biz neden hissetmiyoruz?
Ülkemizin sürekli büyüyerek zenginleştiğini her platformda ifade eden hükümet, nedense bu büyümeden öğretmenlerin pay alamayacağını yaptığı her düzenleme ile göstermiştir. Eğitimciler olarak bu ülkenin gelişmesinden ve zenginleşmesinden herkese verilen büyüme payının bize de verilmesini istiyoruz. Veya yetkili birinin çıkıp bu ülkenin büyümesinden, zenginleşmesinden öğretmenlerin hiçbir pay alamayacaklarını, öğretmenlerin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra yapılacak iyileştirmelerde de yok sayılacaklarını açıkça ifade etmelerini istiyoruz.
Ama şunun da iyice anlaşılmasını istiyoruz. Yapılan her iyileştirmede öğretmenleri ve öğretim görevlilerini unutanların da öğretmenler tarafından unutulması kaçınılmaz bir sondur.
ETİKETLER :
Eğitim-Bir-Sen Kâhta İlçe Başkanı İbrahim Halil Tünçmen Öğretmenler Merhamet Değil Hakkını İstiyor